Güncel
Sürüden Ayrılmaya Hazır mısınız
AÇEV Birleşmiş Milletler de Kadına Yönelik Şiddeti Anlattı
Kadın Haklarında İlerleme Durdu
Yüzlerce kadın şiddete karşı dansla ayaklandı
Seda Diker-Aslında Ayrılık Yoktur
Kusursuz Mutluluğa Doğru- Bir İki Üç Sıçra
Öfkeli Çılgınlık Karamsar Çile
Mutluyum, Devam Et-Happy Thank You More Please
Geceler Bizim-We Are The Night
Ömrümüzden Bir Sene-Another Year
39. İstanbul Müzik Festivali 04-29 Haziran 2011
Gördüğüm En Güzel Kadın-The First Beautiful Thing
X-Men: Birinci Sınıf-X Men: First Class
Gülseren Arslan-Teknolojiyi Modaya Dönüştürdü
Yepyeni Bir Hayat-A Brand New Life
Son Hava Bükücü-The Last Airbender
Sihirbazın Çırağı-The Sorcerer s Apprentice
Sıradan İnsanlar- Ordinary People
Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma-The Twilight Saga: Eclipe
Ölüm Zili- Gosa: Piui Junggangosa- Death Bell
Paris ten Sevgilerle- From Paris with Love
OFF KARADENİZ Her yer vatan toprağı değil mi

4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un
| 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un, özellikle kadınlarımızı ilgilendiren noktalarının değerli üyemiz phlegethon tarafından değerlendirilmesi 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un, özellikle kadınlarımızı ilgilendiren noktalarına kısaca değinmek istedim. Bu kanun, aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinden birinin aile içi şiddete maruz kalması durumunda yararlanabileceği bir yasal düzenlemedir. Özellikle, aile içi şiddete en fazla maruz kalan kadını korumaya yönelik bir düzenlemedir. Kanunun koruma kapsamına aldığı kişiler eş, çocuklar, aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireyleri, mahkemece ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan veya evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireylerinden birisidir. Kanunun koruma kapsamına aldığı kişilerden herhangi biri aile içi şiddete maruz kaldığında bizzat kendisinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının bildirimi üzerine Aile Mahkemesi Hâkimi, meselenin özelliklerini dikkate alarak, kendiliğinden, yasada belirtilen birtakım tedbirlere hükmedebilir. Mesela, kadın olan eş kocasından şiddet gördüğünde doğrudan Aile Mahkemesi Hâkimine başvurarak tedbir alınmasını isteyebilir. İsterse, doğrudan polise veya savcılığa da başvurabilir. Polise başvurması durumunda, polis hemen savcılığa durumu bildirecek, savcılık da derhal Aile Mahkemesi Hâkimine durumu bildirecektir. Aile Mahkemesi Hâkimi aşağıdaki bir veya birkaç tedbire birden veya uygun göreceği benzeri başka tedbirlere hükmedebilecektir. a) Aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması, b) Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile bireylerine tahsisi ile bu bireylerin birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve veya işyerlerine yaklaşmaması, c) Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi, ç) Aile bireylerini iletişim araçları ile rahatsız etmemesi, d) Varsa silah veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine teslim etmesi, e) Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak şiddet mağdurunun yaşamakta olduğu konuta veya işyerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri kullanmaması, f) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması. Aile Mahkemesi Hâkimi bu tedbirlerden bir veya birkaçına birden en fazla 6 aylık bir süre için hükmedebilir. Tedbire hükmedilmesi durumunda, kusurlu olan ve aile içi şiddet uygulayan eş veya diğer aile bireyine, tedbirlere aykırı davranması durumunda tutuklanacağı ve hakkında hapis cezasına hükmedileceği hususu ihtar edilir. Eğer şiddeti uygulayan eş veya diğer aile bireyi, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise hâkim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini göz önünde bulundurarak daha önce Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir. Böylece kanun, mağdurların ekonomik olarak da mağdur olmaması için talep olmasa dahi nafakaya hükmedebilme yetkisini Hâkime tanımış olmaktadır. Buraya kadar her şey iyi ama alınan tedbirin uygulanması nasıl sağlanacak sorusu hemen aklımıza gelmektedir. Bunun için kanun, Cumhuriyet Başsavcılığını görevlendirmiştir. Gerçekten de, Aile Mahkemesi Hâkimi koruma kararına hükmettikten sonra, kararın bir örneğini Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Savcılık koruma kararının uygulanmasını kolluk kuvvetleri marifetiyle takip eder. Koruma kararına uyulmaması halinde kolluk kuvvetleri, mağdurların şikâyetine gerek kalmadan, kendiliğinden soruşturma yaparak, soruşturma sonucu hazırladıkları belgeyi Cumhuriyet Başsavcılığına en kısa zamanda iletir. Savcılık koruma kararına uymayan eş veya diğer aile bireyi hakkına ceza davası açar. Ceza yargılaması sonucunda koruma kararına uymayanın suçu sabit olursa, 3 aydan 6 aya kadar hapis cezasına hükmedilir. Burada önemli bir nokta da, koruma kararını ihlal eden hareket aynı zamanda başka bir suç da teşkil ediyorsa, o suçtan dolayı da ayrı ceza almasının mümkün olmasıdır. Mesela, karısına vuran eşe Aile Mahkemesi Hâkimi tarafından aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması yönünde bir koruma kararına hükmedilmişse ve fakat eş buna uymayarak tekrar karısına vurmuşsa hem koruma kararına uymadığı için 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılacak, hem de karısına vurma fiili Türk Ceza Kanunu’ndaki kasten yaralama suçunu teşkil ettiğinden, bir de bundan dolayı ceza alması söz konusu olacaktır. Bu konuda değerli üyemiz ada’nın yorumu nikahsız olmasına rağmen birlikte yasamış eş lehine tazminat kararı varıldı...Yargıtay kararı onadı. kadınlarımız daha bilinçli olup haklarını aramalı sonuna kadar.. |
[Güncel ana sayfası ]
En Çok Okunanlar



