Biz Kadınız

Sağlık Haberleri

Dr.Sinan Tanyolaç:Yaz geldi kilo vermeli miyim

Dr.Sinan Tanyolaç:Tiroit Kanseri-Korkmaya gerek var mı

Dr. Çağdaş Kışlaoğlu:Diş kusurları için Lamina tedavisi

Dr. Mehmet Yavuz: Kışın Alınan Kilolar Psikolojiyi Bozuyor

Prof.Dr.Erol Kışlaoğlu:Yüz Gençleştirmede Estetik Mucizeler

Dr. Mehmet Yavuz:Bahar canlılığı ile ruhunuzu arındırın

Dr. Çağdaş Kışlaoğlu:Çocuklarda sorunlu dişlerde ortodonti tedavisi çok önemli

Dr. Mehmet Yavuz:Çalıştığınız iş yeri sağlığınız için zararlı olabilir

Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu:Estetik operasyonlarda en çok yapılan ilk 5 hata

Prof.Dr.Erol Kışlaoğlu:İlkbahar'a yenilenerek merhaba deyin

Dr.Sinan Tanyolaç: Ayurveda

Dr. Mehmet Yavuz:Unutkanlığınızı Hafife Almayın

Dr. Dt. Reyhan Ülgen:Gülümsemeniz Eksik Kalmasın

Dr. Çağdaş Kışlaoğlu: Beyaz diş size yakışıyor mu

Dr.Sinan Tanyolaç:Tarçın,her derde deva mı

Dr.Sinan Tanyolaç: Çikolata, Günah mı yoksa Sevap mı

Dr.Sinan Tanyolaç: Yumurtlamak veya Yumurtlamamak İşte Sorun Bu

Dr. Çağdaş Kışlaoğlu:Bayram Çocuğunuzun Diş Sağlığını Bozmasın

Dr.Sinan Tanyolaç:Adetlerim Tik -Tak Saat gibi mi olmalı

Dr.Sinan Tanyolaç: Genlerimiz.. Rezil de eder Vezir de

Dr.Sinan Tanyolaç: Çok Şekerim Çünkü Şekerliyim

Kalori cetveli

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Şüphecilik

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Böbrek Hastalarında Ölüm Korkusu

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Diyabet Hastalarını Bekleyen Tehlike

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Şizofreni de depresyon olur mu

Dr.Sinan Tanyolaç:Tüylenme problemimiz mi

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Baş Ağrısı ve Psikiyatrik Hastalıklar

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Öğlen uykuları olumsuz etkiliyor

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Yeme bozukluğu piskolojik

Birinci Diş: Sağlık ağızdan, ağız ve diş sağlığı da çocukluktan başlar

Dr.Sinan Tanyolaç:Fransız Paradoksu (çelişkisi), sigara ve şarap

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Şizofren gerçeğini kabul edin..

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Hamilelikte Depresyona Dikkat

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Krizden etkilenen pskiyatriye koşuyor

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Takıntı'lıların Yüzde 70'i Tedavi Edilebilinir

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Uyku sorunları ihmale gelmez

Dr.Sinan Tanyolaç: Şişmanlık Mevsimi Açıldı Haydi Kızlar Egzersize

Dr.Sinan Tanyolaç: Çin Yemeği Yenilmeli mi...

Birinci Diş :Uzman ellerle sağlıklı gülüşler... İMPLANT

Prof. Dr. Kemal Arıkan:Menapoz döneminin sağlıklı geçmesi için eşin anlayışı çok önemli.

Dr.Sinan Tanyolaç: Guatrım var Asabiyim Ben

Dr.Sinan Tanyolaç: Ayda Kaç Kilo Vermeliyiz

Prof. Dr. Kemal Arıkan: Yüksek Tansiyon Hastalığı

Prof. Dr. Kemal Arıkan: Depresyonunuzun derecesini nasıl anlarsınız

Birinci Diş: Diş hekimliğindeki estetik uygulamalar

Birinci Diş: Sağlık Ağızda Başlar

Dr.Sinan Tanyolaç: Çin Yemeği Yenilmeli mi...

Amerikan filmlerinden hepimizin aşina olduğu sahneler vardır. Ellerde kağıttan ufak kutular içerisinde Çin yemeği yenilen sahneler. Ne kadar da lezzetli gözükür ve canımızı çektirir.

Amerika’ya ilk geldiğim dönemde öğlen yemeklerindeki tercihim hastanenin yanında bulunan, Çin yemekleri yapan ufak restorant olmuştu. Bir öğlen yemeğinde, evde hazırladığım sandviçi gören arkadaşıma ‘ Çin yemeğinden sıkıldım değişiklik yaptım’ deyince arkadaşımın yanıtı; Sinan, sen artık Amerikalı oldun çünkü Çin yemeğinden sıkılmaya başlamışsın oldu.Laf aramızda Çin mutfağından sıkıldığım da pek söylenemez.


Nedir filmlerde iştahla yenilen şu meşhur Çin yemekleri?

İlk akla gelen temel besin maddesi pirinç. Pirinç, Çin mutfağının değişmez ana gıdasıdır, aynen bizim ekmeğimiz gibi. Fakat bütün Çinliler için pirincin her zaman yenilen bir besin olduğunu söylemek çokta doğru değil. Çin’in kuzey bölgesinde iklim koşulları gereği pirinç yerine buğday ağırlıklı tarım yapıldığından bu bölgelerde yaşayanlar, daha çok buğdaydan yapılabilen gıdaları tüketmekte. Örneğin; meşhur buğday noodlelar (makarna), bizim kayseri mantısına benzeyen wonton ve damplingler ve sigara böreğimize benzeyen eggrollar buğday kökenli besinlerdir.

Yemekleri bizim pişirdiğimizden daha kısa sürede pişirmeleri farklılığımız olarak düşünülebilir. Yemeklerin besin değerlerini çok pişirerek azaltmak istememeleri ile açıklanan bu duruma şahsen katılmamaktayım. Sosyoekonomik olarak düşünecek olursak yemek pişirmenin süresi ile ateş için kullanılabilecek kaynaklara ulaşma arasında bir bağlantı vardır. 1.5 milyar insanın bir yemeği 40 dakika yerine, 5 dakikada pişirmesinin ne kadar büyük bir kaynak tasarrufuna neden olacağını da düşünmek gerekir.

Ülkemizde de son zamanlarda ardı ardına açılmaya başlayan Çin lokantalarına ilginin fazla olduğunu görmekteyim. Bu restoranlarda dikkat edilmesi gereken en önemli şeyin, yemeklerde MSG denilen (monosodyum glutamat) bir katkının kullanılıyor olabileceğini bilmektir. MSG, Çin yemeklerinde sıklıkla kullanılan lezzet arttırıcı bir katkı maddesidir ve çok tüketildiği zaman karın ağrısı, kramplar, çarpıntı ve kan basıncında yükselmelere neden olmaktadır. Bu tablo ‘Çin Mutfağı Sendromu’ olarak tanımlanmaktadır. O yüzden restoranlarda MSG nin kullanılıp kullanılmadığını sormak yararınıza olacaktır.


Haftaya ‘Şişmanlık Mevsimi Açıldı Haydi Kızlar Egzersize’

Biz kadınız-Kadın sitesi  [Sağlık-Prof. Dr. Kemal Arıkan-Dr.Sinan Tanyolaç ]